TÜRSAB Başkan Adayı Hasan Erdem: TÜRSAB’ta Bizans entrikaları başladı

0
224
+100%-

ÖZKAN ALTINTAŞ
İSTANBUL- Güçlü TÜRSAB sloganı ile TÜRSAB Başkan Adaylığı kampanyasını sürdüren Bursa merkezli Selam Tur ve İstanbul merkezli Ramses Turizm’in sahibi Hasan Erdem, İstanbul Taksim Ramada Hotel’de turizm yazarları ile yaptığı toplantıda “Bizim kimseyle kavgamız yok. Bizim hak arayışımız var. TÜRSAB bakkal dükkanı gibi yönetiliyor. Demikratik seçim istiyoruz. Ancak, seçime bir ay kala, daha şimdiden entrikalar başladı” dedi.

Turizm Yazarları Derneği-TUYED Başkanı Hasan Arslan ve yönetim kurulunun “TÜRSAB seçimleri öncesi adaylar” konulu toplantıların konuğu olan “Güçlü Türsab” grubu adayı Hasan Erdem “Her türlü birleşmeden yanayız. Bizim koltuk sevdamız yok. Biz bir kurumu bir zalimden kurtaracağız. Bu sevap işidir” şeklinde konuştu.

HER TÜRLÜ BIRLEŞMEDEN YANAYıZ
TÜRSAB’ın geçen kongresinde muhalefet 2114, yönetim 1680 oy almıştı. Üç ay kala ortaya çıkan diğer aday seçim gecesi birleşmeye kalkışınca ortak değerlerde buluşma olmadı. Demek ki şimdiki yönetimi istemeyen 2000’i aşkın acente var. Ayrıca o dönem muhalefet birleşmediği ve risk gördükleri için oy kullanmadan giden 400’ü aşkın üye de var. Bu sefer biz varız. Masadan kaçan olmayız. Her türlü birleşmeden yanayız. Bizim koltuk sevdamız yok. Biz bir kurumu bir zalimden kurtaracağız. Bu sevap işidir. Artık koltuğu bırakması gerekir. İktidar cephesinde oy kaybı yok. Muhalefet cephesinde de oy kaybı yok. Eğer iyi katılım olursa muhalefetin 3 bin oyu vardır. Toplantılarımıza bizim gibi düşünen acenteler katıldı. Kongrede Bizans oyunları olmazsa bizlere oy vereceklerdir.

YÖNETİMLE 11 YILDIR KAVGA EDİYORUZ
Hasan Erdem, aday olmasına en büyük etkenin 1618 sayılı yasanın acentelerin aleyhine olarak düzenlenmesi olduğunu belirterek şunları söyledi:“ Yasanın acenteler aleyhine çıktığını belirterek uyardık. Dinlemediler. Bunun üzerine şimdiki yöntimle 11 yıldır kavgamız başladı ve muhalif olarak mücadele başlattık. Önce TÜRSAB Başkan Adayı olan İskender Çayla, sonra Serhad Uslan son olarak ise Emin Çakmak’a destek verdik. Yılardır muhalefetin sesi ve kulağı olduk.

BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE SEÇİMİ ALACAĞIZ
Bu dönem ise kendimiz elimizi taşın altına koyduk. Artık yönetimin politikalıarını çözdük. Böl-parçala-yönet mantığı içinde hareket ediyorlar. Biz bölünmeyip birlik ve beraberlik içinde bu seçimi alacağız. Bunun için aday oldum. Yapacakları hataları biliyorum. Gidişat acentelerin aleyhine olduğu ve bir menfaat sağlamadığı için, gidişata dur demek, sistemi değiştirmek için hedeflerimizi ortaya koyduk.

MUHALEFET OLARAK ARAMIZDA GÖRÜŞÜYORUZ
Muhalefet mutlaka birleşecek. Birleşmeden bir yere varamayacağımız bilmeliyiz. Biz kendi aramızda görüşüyoruz. Muhalefet olarak bizler aynı şeyleri savunuyoruz. Bizim koltuk sevdamız yok. Biz sadece yanlış gidişatın değişmesi için yola çıktık. Turizmcilerin menfaati için anlaşamayacağımız hiçbir nokta yok. Yeter ki artniyet olmasın, Yeter ki ‘proje’ muhalefet olmasın. Benim en büyük korkum Bizans oyunları oynanarak muhalefeti bölmek istiyorlar. Artık bunlara fırsat vermek istemiyoruz.

DEĞİŞİM SONUCU GÜÇLÜ TÜRSAB OLUŞACAK
Değişim insanı güçlendirir. Bu sözü değişim hareketi anlamında söylemiyorum. Genç aktif üyelerin başa gelmesini ve yaşlanmış heyecanını yitirmiş kişilerin değişmesini istiyorum. 20 yılda yapamadıklarını 2 yılda yapacaklarıni iddia edenlerin istirahat etmesini düşünüyor ve bu değişim sonuçu güçlü TÜRSAB oluşacağını belirtiyoruz.”

TÜRSAB, ŞAHSİ YATIRIMLARA FAALİYET DİYOR
Sözlerini “TÜRSAB’ın şirketlerini değil, TÜRSAB’ı yönetmeye talibiz. TÜRSAB üyeleri ile ilgili olanlar bizi ilgilendiriyor. Türsab’ın bu kadar iştiraklere sahip olmasına karşıyız .Türsab kuruluş amacının dışında faaliyetlerde bulunuyor” şeklinde sürdüren Hasan Erdem şunları anlattı:
TÜRSAB yönetimi acentelere hiçbir faydası olmayan ve birilerine yaranmak için yaptığı yatırımları faaliyet olarak gösteriyor. Bizim kaynaklarımız amaç dışı kullanılıyor.

TÜRSAB, İNŞAATÇI, ÇÖPÇÜ DEĞİL
Müze restorasyonu, inşaat işleri, sokakların temizlenmesi Türsab’ın işi değil. Bunun sorumlusu olan kamu kurumları vardır. Bu işleri yapmak için onlar devletin bütçesinden milyonlarca lira para alıyor. Bizim gelir kaynaklarımız bu gibi yaranmak ve kişisel menaatler uğruna israf ediliyor. TÜRSAB’ın asli görevi Türk turizminin ürün haline getirilerek dünyanın çeşitli ülkelerinde raflara konulup pazarlanmasıdır. Bunun için çalışan acentelerin desteklenmesi gerekir. Türkiyede turizm çeşitliliğinin artırılması gerekir.TÜRSAB’ın acentelerin menfaatine kullanılabilecek olan faydalı iştiraklerini bırakacağız. Ancak TÜRSAB’ın ticaret yapmak gibi bir lüksü olamaz.

TÜRSAB’TA BAŞKANLIK MESLEK OLMUŞ
TÜRSAB’ta bu başkanlık işi meslek haline getirilmiş ve ticari meta olarak kullanılıyor. Biz buna karşıyız. Güçlü TÜRSAB olarak bizi biz yapan insanların faydalanacağı 32 maddelik proje ile yola çıkıyoruz. Kişiler geçicidir kurumlar devamlıdır. Iki dönem sonra gelecek arkadaşlar faydalı projeleri devam ettirirler. Burada kişisel menfaatler acente menfaatinin üzerinde tutuluyor.

ACENTE SAYISI SINIRLANDIRILMALI
Acente sayısının artırılması Türk turizmi başta olmak üzere diğer acentelere zarar veriyor. Bunun belli sayıda sınırlandırılması gerekiyor. Bölgelerde kapasitesinin üzerinde acente açılmasına izin veriliyor. Bu yönetimin göreve geldiği 1991’de 2000 olan acente sayısı şimdi 10 bin oldu. Türkiye’nin nüfusu ve gelen turist sayısı bu kadar artmıyor. Acente sayısı 4-5 kat arttı. Turizm geliri bu kadar artmadı.

YÖNETİM SAHADA YENİLDİĞİNİ GÖRÜYOR
Türkiye’nin dörtbir yanında dolaşmaya çıkan TÜRSAB’ın şimdiki yönetimi şu an sahada yenildiğini kabul ediyor. Gittikleri her bölgede muhalefetle karşılaşıyor. Birçok BYK artık ona destek vermiyor. Çaresiz kalan şimdiki yönetim bundan sonra bazı entrikaları devreye sokacaktır. Önümüze bazı engeller çıkaracaktır. Kongre salonunda önceki genel kurullarda onyanan oyunları hepimiz biliyoruz. Konuşmacıyı susturanlar, saldıranlar, muhalefete konuşma sırası gelince yemek sırasına açanlar unutulmadı. Bütün bunların engellenmesi ve demokratik değişim için katılımın yüksek olması gerekiyor.

TÜRSAB FORMLARI ACENTELERE GÖNDERMİYOR
Daha şimdiden entrikalar başladı. TÜRSAB yönetimi 6 Ekim’de postaya verdiği katılım formları için 3 Kasım’a kadar süre verdi. Yönetim korkudan katılımın düşük olması için elinden geleni yapıyor. Binlerce acentenin eline form ulaşmadı veya gönderilmedi. Bu antidemokratik uygulamadır. Yasal olarak formların doldurulması ve 15 gün önceden katılım listesinin duyurulması gerekiyor. Acentelerin formları 10 gün içinde yetiştirmesi mümkün değil. Bunu kasten yapıyorlar. Daha sonra kendilerine oy vermek için gelenlere kendileri form doldurup verecekler. Burada bir haksız rekabet senaryosu planlıyorlar.
Onlar kampanyaları için TÜRSAB’ın maddi gücünü, yani bize karşı bizim paramızı kullanıyorlar. Biz kampanyalarımızı kendi imkanlarımızla yapıyoruz. Burada açıkça haksız rekabet yapılıyor.

TÜRSAB’TA PADİŞAHLIK BİTMELİ
BYK’lara bile ‘formları acentelere verin’ diye talimat verilmemiş. Güney Marmara bölgesinde 300 acenteden 150’sine form gitmemiş. Seçimin demokratik şartlar altında yapılması ve haksızlıklara izin verilmemesi gerekiyor. Zor şartlara rağmen bu seçimi alacağız. TÜRSAB’ın muhasebesi şeffaf değil. Padişahlık sistemi ve monarşik bir şekilde yönetiliyor. Türsab’tan bilgi edinemezsiniz. Aday olursanız hiç olmaz hesabı kitabı inceleyemezsiniz.

TÜRSAB BAKKAL DÜKKANI GİBİ YÖNETİLİYOR
TÜRSAB kurumsal değil bir bakkal dükkanı gibi yönetiliyor. Başkan istediği harcamayı kimseye sormadan istediği gibi yapıyor. Bu sistem değişecek. Hiç kimse TÜRSAB’ın bir lirasına bile el süremeyecek. Başkanın akçalı işlerle alakası olmayacak. Bir başkanın kendisine ait rent a car firmasından BYK’lara araç vermek şaibedir. Bunun önüne geçeceğiz.

TÜRSAB’I BABASININ ÇİFTLİĞİ SANIYOR
Biz TÜRSAB’ta iki dönem yönetim istiyoruz. Bizden sonraki yönetim projeleri devam ettirir. Şimdiki başkan ‘20 yıldır yöneten benden sonra kim yönetecek’ diye karamsarlığa düşüyorsa burada büyük bir sorun var demektir. Burasını babasının çiftliği bakkal dükkanı gibi yönetiyor. Buna dur dememiz gerekiyor.

TÜRSAB SEÇİMLERİNE DELEGE SİSTEMİ GELMELI
Delege sistemiyle seçim olsaydı. Önce BYK’larda seçim yapılır ve delege olarak seçilen yaklaşık 400 kişi gelir ve seçimi yapardı. Şimdi bir sürü insan İstanbul’a taşınıyor ve büyük masraf yapılıyor. TÜRSAB’ta gelir kaynakları yönetimi bir kişiye bırakıldı. BYK’ları parasız pulsuz bıraktılar. BYK’larda seçim değil atama yöntemiyle başkanları ve yönetimleri seçmeye başladılar. İlk yapılacak iş 1618 sy nın değişmesidir. Bu yasayla elimiz kolumuz bağlanmış durumdadır. Bağımsız tarafsız seçimler için delege sistemi getirilmelidir. Tecrübe sahibi insanlarını ve önceliğinde acente sahibi insanların yönetime gelmesi gerekir.

TURİZM EVRENSEL BİR İŞTİR
Ortadoğu ile çalışan acente olmam başka ülkelerle turizm yapamayacağım anlamına gelmez. Türkiye’de ön yargılar var. İnsanların kafasında bunu yoketmek atom çekirdeğini patlatmaktan zordur. Ortadoğu ile çalışmak bir zamanlar trizm sayılmıyordu. Ben evrensellikten yanayım. Ne bir ülkeninne de bölgenin insanıyom. Biz artık küreselleşen ekonomi ve kültürün insanlarıyız. Biz evrensel düşünmedikçe başarılı olamayız. Her bölgeden bir turist gelse dahi önemlidir. Türk turizminde Turgut Özal anlayışının yeniden kazandırılması gerekmektedir. Geçmişe bakıp değerlendirsinler. Biz kimseyle kavga edemeyiz ve evrensel olmak zorundayız. Turizm kültürlerin barış köprüsüdür. Tarihe bakarsanız Ortadoğu dünya medeniyeterin beşiğidir.

BAŞKAN DEMAGOJİ YAPıYOR, ARTIK EMEKLİ OLMALI
Başaran gezilerinde acentelere bizim “Güçlü Türsab’ zloganımızı örnek göstererek soruyormuş “güçsüz müsünüz?” Çanakkale toplantısında ise “Çanakkale geçilmez TÜRSAB bölünmez’ demiş. Bunların TÜRSAB ile ne alakası var. Söylenecek söz olmayınca demagoji yapıyor. Aslında söyleyecek lafı kalmadı. Hep eskileri tekrar ediyor. Geçen seneki konuşmaların kaset olarak dağıtsın yorulmasın. Türkiye’de devlet memuru 65 yaşında emekli ediyor. Sivil toplum kuruluşlarına da bu uygulamayı getirmelidir

BU SAATTEN SONRA ANCAK ‘PROJE ADAY’ OLUR
Bu sattensonra çıkacak aday inandırıcı omaz. Neyi anlatacak neyi söyleyecek. Türsab’a yazık olur. Bunun adı proje olur. Bunun başka açıklaması olmaz.

SEÇİMDEN SEÇİME HATIRLANIYORLAR
Kaçak acente sorunu bir türlü çözülmedi. Kamu kurumlarının acente kurarak acentelere rakip olmasının bile önüne geçilmedi. Devletin, belediyenin gücüyle bizim rakibimiz haline geldiler. Kar zarar endişesi olmadan istediklerini yapıyorlar. Bursa’da Burulaş buna örnektir. 1618 Sayılı yasa değişirse belki buna izin verilmez. Bu gibi sıkıntıları çeken acenteler Türsab’ın sadece seçimden beçime kendilerini hatırladıklarını belirtiyorlar. BYK’lar ise bulundukları bölgelerde bütçeleri olmadığı için temsilde zafiyet yaşadıklarını belirtiyorlar.
TÜRSAB hükümetle yaptığı görüşmelerde hep akçeli işler ve kendi enfaatleri için görüştü. Türk turizmi için bir mega projeleri bile yok. Bakanlık mikrofon uzatıyor. Yenikapı’ya liman isteniyor. Bu yaranma politikası ile biz bir yere varamayız.

YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.