Tur Andiamo sahibi Cem Polatoğlu: Acenteler ‘home office’ olsun

0
285
Cem Polatoğlu
+100%-

İSTANBUL-Türk turizminin deneyimli isimlerinden Tur Andiamo’nun sahibi Cem Polatoğlu, arka arkaya kapanan acentelere çözüm çaresi olarak “Acentelere “home office” izni verilsin” diye yazdı. Dünyanını bir çok ülkesinde vdolan, özellikle Amerika’da yüzde 80’I aşkın ‘home base” çalışan seyahat acenteleri bulunuyor. Bu ülkeler “Bana vergisini ödesin, yasal prosedürleri yerine getirsen yeter” diyor. Türkiye’de ise yıllardır ‘tabelan yamuk” ceza, “kapı numaran değişmiş” ceza, “şu belgeyi asmadın” ceza, ne işe yaradığı belli olmayan, ofiste ona buna çay getiren “uzman yoksa” ceza yöntemiyle seyahat acenteciliği yapılıyor. Hele turizni dibe çaktığı ve herkesin can derdine düştüğü dönemde böylesine önemli bir noktaya değindiği için Polatoğlu’nu kutluyoruz.

Cem Polatoğlu’na hak vererek yazısını yayınlıyoruz:

Malum, Turizm son 30 yılın en kötü günlerini yaşıyor. Senelik kayıp onmilyarca dolar. Sektörde işsizlik %50’leri buldu. Kapanan otel sayısı binleri.

home office.jpgPeki ya ülkemize milyonlarca turist getiren acentaların durumu nedir? Açık söylenmese bile binlercesi çoktan iflas bayrağını çekti, ofis masraflarını bile ödeyemeyen bir o kadarı da sırada.

Peki, bugüne kadar acentalar için ne gibi önlemler alındı? Bildiğim kadarı ile; bilmem kaçyüzbin turist getiren acentalar için kiraladıkları CHARTER başına nakdi yardım yapıldı.

Peki kaç acenta buna hak kazandı? Yine, bildiğim kadarı ile 5. Peki biz kaç acentayız? Resmi rakamlara göre 8.000 küsür.

HOME OFFICE iZNi VERiLSiN !

Öyle günler yaşıyoruz ki, bir çok acenta elemanlarını çıkartmak zorunda kaldı. Bir çoğu ofis kirasını bile ödeyemiyor. Sabit giderler, ofis masrafları, stopaj, eleman, yol, yemek giderleri vs de cabası.

Eğer acenta sokak, AVM müşterisine hizmet veren bir acenta ise, bir şekilde dönebiliyor. Ama incoming ağırlıklı bir acenta ise durumu zor. Bu acentaların, bütün dünyada var olan “Ev-Ofis” yani Home-Office sisteminde çalışmasına izin vermemiz gerekiyor. Yani adam işini evden yürütebilmeli. Ofisini evinin bir odasına taşıyabilmeli.

Adamın işi küçülmüş, daralmış, getirdiği zaten birkaç yüz veya birkaç bin turist. Zaten dünyada her şey internet üzerinden yürüyor. Pazarlamasını internetten yapıyor, Yurtdışı acentasını mail ile yönlendiriyor, Oteli internetten satın alıyor, Rehberini telefonla ayarlıyor, ödemelerini internetten yapıyor veya alıyor. Neden bu adama bir de ofis masrafı yüklüyoruz? Hık dediğin ofis 2000 TL, stopajla 2,500. Sabit masraflar ve ofis masrafları en az 5.000 TL. Gittisi-geldisi, yol, araba, yemek masrafı hariç unuttuklarım ile ayda 10.000 TL’den aşağı bir ofisin kapısını açmak mümkün mü? Hayır. Senede ne yapar? 120.000 TL. Dikkatinizi çekerim; daha hesaplarda eleman masrafı yok. Boş ofisten bahsediyorum. Peki bu 120.000 TL’den devletin kar’ı, avantajı var mı? Stopaj hariç YOK! Devletin istediği vergi değil mi? EVET. Bırak o zaman senede 120.000 TL adamın cebinde kalsın. Böylece 3 kuruş kar etse bile sen devlet olarak vergini alırsın. Ama 120.000 kar edip, 120.000’de ofis masrafı yaparsa 1 kuruş vergi alamazsın. Zaten şirket kapanacağı için onun getireceği yüzlerce Turist’ten de olursun.

YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.